Carel Fabritius’un Ses Getiren Yaşamı ve Ölümü

Carel Fabritius’un yaşamına dair çok az şey bilinmektedir. Bilim insanları Fabritius’la alakalı arşiv malzemelerini tarayıp inceleme şansı bulamadılar çünkü hiç elle tutulur bir şey yoktu. Aynı şey resimleri için de geçerli, geriye kalan yalnızca toplamda 26 eser var. Peki neden? O büyük patlama yüzünden…

Carel Fabritius, Oto Portre, 1645, Boijmans van Beuningen Müzesi, Rotterdam, Hollanda

Size bir yerlerden tanıdık geliyor mu yukarıdaki resim? Sevimli Rembrandt-vari, değil mi? Eğer doğru bildiyseniz, tebrikler! Carel, Rembrandt’ın gözde öğrencilerinden biriydi. Bu portreyi yaptığında daha 23 yaşındaydı. Ümit vaadeden olağanüstü ve gelişen fırça tarzı vardı (Rembrandt’ın öğrencileri arasında, Rembrandt’ın portreleri gibi arka planı koyu olan ve genellikle belli olmayan yazılar (alttaki gibi) içeren tablolar tek Carel’ınkilerdi).

Carel Fabritius, Abraham De Potter, 1649, Rijksmuseum, Amsterdam.

Fabritius ayrıca tipik Rönesans resimleme vurgularından uzaklaşmış ve onun yerine sanatının biçimsel yönlerine daha fazla dikkat kesilmiştir. Renk uyumları, ışık ya da perspektif gibi teknik yönlerle giderek daha fazla ilgilenmeye başlamış. Zamanının ressamları onu şöyle anlatmaktadır:

“Carel Fabricius; kusursuz ve sanatıyla öne çıkan ressam, çok çevik ve olaylara baktığı açıdan her zaman emin olan biriydi. Kimsenin ona yetişemeyeceği şekilde natüralist renklendirme ve boyama yapardı.”

Carel Fabritius, Kapı Muhafızı, 1654, Staatliches Müzesi Schwerin, Almanya

Fabritius, bugünlerde Delft Okulu olarak bilinen Hollandalı ressam neslinin bir parçasıydı. 1640’ların başında, Rembrandt’ın Amsterdam’daki stüdyosunda, erkek kardeşi Barent ile birlikte (Carel’in erkek kardeşlerinin üçü ve aynı zamanda babası da ressamdı), 1640’ların başlarında eğitim görmüştür. 1652’de ise resmen Delft Ressamları Derneği’ne katılmıştı.

Carel Fabritius, Saka kuşu, 1654, Mauritshuis, Lahey, Hollanda

Her şey mükemmel gözüküyordu. Fabritius ilk karısının ölümü ardından tekrar evlenmiş, kendi stüdyosunu açmak için yeterli parayı verecek bir bağışçı bulmuş hatta bir öğrencisi bile varmış. Ancak, 12 Ekim 1654’te, Fabritius 32 yaşındayken Delft’teki bir barut cephaneliği patlamıştır. Delftliler tarafından Thunderclap (Gök Gürlemesi) olarak adlandırılan patlama o kadar büyüktü ki yüzlerce insanı öldürdü, binlerce kişiyi yaraladı ve şehrin dörtte birini yok etti (Fabritius’un stüdyosu ve resimlerinin birçoğu dahil). Kariyerinin nasıl gelişeceğini kim bilebilirdi, belki de o empresyonist fırça darbeleri ve ışığa uyguladığı oynamalar Johannes Vermeer ve Pieter de Hooch’u etkileyebilirdi ileride…

Kaynakça:http://www.dailyartmagazine.com/explosive-life-and-death-of-carel-fabritius/

Sanatla Art sayfasının kurucusu

Bir Yorum Yazın