Claude Monet’in Gözlerinden Dünya

Sanatın hizmetine sunulan bir sanatçının gözleri, bize çevremizde var olan, ancak tarifi imkansız bir dünyayı ortaya çıkarabilir. Öyle bir dünya ki, gölün üstündeki güneş ışıklarının yansımasını veya rüzgarın nefesinin, sallanan yeşil söğüt yapraklarını dans ettirdiğini fark edebiliyoruz ve bu da derin bir duygu dalgası yaşamamız için bizi tetikliyor.
Kendimize izin verdiğimiz bu lüks aynı zamanda sessiz bir tefekkürken, bazı sanatçılar bunu tuval üzerine ölümsüzleştirdi. Geçici bir izlenimi yakalayıp kaydetmeyi kendilerine bir görev haline getirdiler ve bu yüzden bize doğayı yeniden keşfedebileceğimiz bir anahtar, bir araç, bir filtre sundular..

Nilüferler, Akşam Güneşi, 1916. Ulusal Batı Sanatları Müzesi, Tokyo

Fakat bu dünya ne yapıyor, bu evren, sanatçının görüşü bozulduğunda, dert olmaya başladığında, hastalıkla karşı karşıya geldiğinde ve soyutlama izlenim ile karıştığında bu ruhsal evren neye benziyor? Araç, sahibinin elinden çıkarıldığında ressamdan geriye ne kalır? Ressam özünden mahrum olduğunda ne olur?

Farklı manzaraları görmek için yaptığı birçok geziye rağmen, Claude Monet’in 1883’te geniş ailesiyle yerleştiği yer Giverny idi. Evi, renklere, doğaya ve oldukça sade bir şekilde hayatın sevincine adanmış bitmez tükenmez güzelliklerin kutsal alanıydı. Paris’e bir saatlik mesafede olan bu yerde, hayatının sonuna kadar yaşadı. O zamanda, yaratıcılığı çok az engellerle karşılaştı ve çalışmaları beklenilenden daha çok kabul gördü. Monet, kendi ideal dünyasını, nilüferler, Japon köprüler ve çiçekli yollar dizileriyle zamanlarımıza ulaşan sonsuz bir ilham kaynağı olan görkemli bahçesinde yaratmaya karar verdi.

BÖLÜM 1: KATARAKT

20. yüzyılın başlarında, sanatçının yoluna beklenmedik bir sapak çıktı. Claude Monet, 1908’de erkeğin sağ gözündeki rahatsızlıktan şikâyet etmeye başladı ve giderek iki gözünün de görme gücü zayıfladı. Tıbbi konsültasyondan sonra Temmuz 1912’de Monet’te katarakt olduğu anlaşılıyor.

Katarakt, renkleri filtreleyen göz merceğinin sürekli ilerleyen bulanıklık halidir. Katarakt ilerledikçe, beyazlar sarımsı, yeşil-sarı ve kırmızılar turuncu olur. Mavi ve menekşe kırmızı ve sarıya yol verir. Ayrıntılar kaybolur ve dış hatlar bulanıklaşır. Monet’in 1908’de Venedik’te gerçekleştirdiği çalışmalarda hastalığın ilk belirtileri görülebilir.

Claude Monet, Büyük Kanal, Venise,1908, Güzel Sanatlar Müzesi, Boston, ABD
Claude Monet, Şafakta San Giorgio Maggiore, 1908, Ulusal Cardiff Müzesi, BK

Benim zavallı görme yeteneğim, her şeyi bir sisten ibaret görüyorum.

Hala çok güzel ve tam da benim sunmak istediğim şey bu.

Claude Monet, Deniz Gülleri, 1920, kanvas üzerine yağlı boya. Ulusal Galeri, Londra, UK

Monet ameliyatın a’sını bile duymak istemiyordu çünkü Honoré Daumier’in körlüğünün böyle bir ameliyattan sonra olduğunu hatırlıyordu. Gerçekten de, o zamanlarda katarakt ameliyatları sıkıntılıydı; anestezi sistemleri sadece kokain kullanımı ile ve yüzeysel olarak yapılıyordu. Takip eden on dört yıl boyunca göz damlası ve gözlük kullandı. Bir an için işlerinin yavaşlamadan devam etmesine yardım ettiler. 12 Kasım 1918’de Monet, Ateşkesten sonraki gün George Clemenceau’ya yazdı:

Zafer Günü’nde imzalamak istediğim iki dekoratif paneli bitirmek üzereyim. Gelip, sizin aracılığınızla Eyalet’e satışa çıkartmanızı rica ediyorum.

Ressamın amacı, Ulusa barış için gerçek bir anıt sunmaktır. Paul Léon’un (Güzel Sanatlar Direktörü) kabulünden sonra Clemenceau, Monet’i ikna etmeyi başardı ve iki panel yerine 19 resimden oluşan bir dekoratif grup üretecekti.  Fakat bu o kadar kolay olmayacaktı. Eylül 1922’de Claude Monet kaçınılmaz gerçekle yüzleşmek zorunda kaldı: mucizevi damlaları ve çeşitli gözlükleri kaçınılmaz ameliyatı sadece ertelemişti. Ressam neredeyse kördü…

Claude Monet, Japon Köprüsü, 1920-22, Modern Sanat Müzesi, New York, USA

1922’den 1926’ya kadar Doktor Charles Coutela ile olan yazışmalarda durumunun değişimini izlemek mümkün.

Sevgili Doktorum,

Giverny, 20 Ekim, 1922.

Kendimi sana teslim olmam gereken zamanın yaklaştığına inanıyorum, ama itiraf etmek gerekirse endişe etmiyorum. İlk işlem Kasım’ın ilk haftasında, söz verdiğiniz gibi, Giverny’de, ve on beş gün sonra, ikinci işlem Paris’te yapılabilir.

İyiyim, görüşümü daha iyi yapan damlalarınız sayesinde, ama çok da iyi değil. Ama şimdi bittiler ve reçeteyle tedarikçinin olduğu adresi kaybettim. Bu nedenle, mümkün olan en kısa sürede bana postayla ikinci bir ampul gönderirseniz çok minnettar olurum çünkü bir günü bile kaçırırsam çok üzülürüm.

Şimdiden teşekkür ederim, derin sevgilerle.

 BÖLÜM 2: MÜDAHALE

Clemenceau ve ailesinin sayısız desteğiyle, Monet Ocak 1923’te ilk operasyonu kabul etti. Protokol: Kitle yıkama ile ekstra kapsüler ekstraksiyon. Bu operasyon görüşünü kısmen geri getirecektir ve aynı akşam gözünün ön kamarası yenilenmiştir:

Benim için büyük bir rahatlamaydı – dedi cerrahı.

Buna rağmen, Monet çok acı çekti, bu yüzden sol gözüne uygulanacak herhangi bir ameliyatı kabul etmeyecek kadar hayal kırıklığına uğradı ve rahatsız oldu.

Claude Monet

 BÖLÜM 3: HAYAL GÜCÜ VE DEĞİŞİM

Bu uzun ve acı verici süreci Monet hayatının resimlerini gözlemlerken, kendimi çıkmazın içinde buluyorum: soyutlama alanına giren bir tabloya kelimeler nasıl yazılır? Sadece tek bir çözüm görüyorum: Bir an için teknik terimleri unutup, sadece bana uygun hale getireceğim yani kendi öznelliklerime…

Narcissus’un aksine Monet, kendi yansımasına aşık değildir; önündeki suyun içinde gördüğü şey, ışığın saflığı, dalgalanma ve dönüşümleridir. Bir an için ağaçları ve nilüferleri unutun ve gözlerinizi suyun üstüne bırakın…

Nebulayı, evrende bulunan bu gaz ve bulutsu uzak yıldız topluluğunu hiç gördünüz mü? Özgür ve sürekli bir hareket olan bu parçacıklar, yüce bir kaosun balesini, mükemmel bir uyumu öne sürüyorlar… Artık bilinen bir manzaranın önünde değil, bir maceranın başlangıcında, neredeyse önemsiz; dünya, bir göletin kenarı tarafından çerçevelenen bir dünya, su yüzeyinde sallanan söğüt yapraklarını öpüyor.

Claude Monet, Nilüfer Havuzu, 1916-8, Zürih
The NASA’nın çektiği fotoğraf. Hubble Uydusu M8 Lagoon Nebula, 2009, kaynak: spacetelescope.org
Claude Monet, Wisteria (sağ yarısı), 1920, Musée Marmottan-Monet, Paris, France
Kartal Nebulası, Fotoğraf: Kitt Peak Observatory in Arizona, kaynak: astronomy.net.ua
Gül Bahçelerinden gözüken Giverny Evi, 1924. ©Museum Marmottan, Paris, France
The Rosette Nebula, fotoğraf: Heaven’s Glory Observatories, 2011, haklar: Brian Lula, kaynak: jpl.nasa.gov

Resmetmeye gittiğinizde, önünüzde hangi nesnelerin olduğunu, bir ağacı, bir evi ya da neyse artık, unutmaya çalışın. Sadece şunu düşünün: burada mavi, pembe, yeşil bir ova, sarı bir çizgi, tam olarak size göründüğü gibi boyayın onları, gerçek renkleri ve şekilleri önünüzdeki sahnedeki naif izlenimini verene kadar.

Bu, resimlerinin bize sunduğu dürüstlük ve yoğunluk seviyesi: duraklatılmış hayatın bir anı, ancak bazen en azından mümkün olduğu kadar çabuk şeylerin özüne ulaşma çabasını sanki aceleyle temsil edilmiş gibi görünüyor. Görüşünün birazcık hatalı hale gelmesinin her anından yararlandı, hastalığın ve ameliyatların fiziksel ve zihinsel acısını unutması için fırçalarına sarıldı.

Monet, 9 Nisan 1923 tarihli bir mektuptan alıntı yaparak doktoruna şunları yazdı:

Giverny, 9 Nisan 23.

Sinir ağrısından ya da başka ağrılardan dolayı kötü günlerden geçtim, neyse ki, haplar sayesinde sakinleştim. Bunun dışında, ne gözlüklü ne gözlüksüz daha iyi görüyorum. Beni çok yoran aşırı ışık yüzünden, odanın karanlığında kendimi sınırlamak zorunda kaldım. Bugün, gözün merkezinde güçlü dönüşler geçirdim ve dahası, her zaman gözümde su varmış hissine kapılıyorum.

Kabul et, sevgili Doktor, en iyi duygularımı.

 SON BÖLÜM

1926’nın başındayız ve bu yıl, 86 yaşındaki ressamın pozitif bir notuyla başlıyor.

Sevgili Doktorum ve Arkadaşım

Giverny, 4 Ocak 26.

İyi dilekleriniz için teşekkür ederim, beni unutmadığına çok da değinmişsiniz; Ben de, bana acı vermiş olsanız da, görüşümü yeniden kazandığımdan ve hiçbir şeyin artık önemi olmadığından yaptıklarınızı unutmadığımı ve teşekkür ettiğimi belirtmek isterim. Umarım güneşli günlerde, öğle yemeğinde Giverny’ye gelmekten büyük zevk alırsınız. Saygılarımla ve en iyi dileklerimle. 

Çok sayıda tereddüde ve Nympheas panellerini, 18 tabloyu sunmak için ek süre talepleri olmasına rağmen, bugün Paris’te Musée de l’Orangerie’de, Claude Monet yükseliyordu. Fakat hastalık da ilerliyordu ve gerçekleri boyamaya olan takıntısı, görüşünü kalıcı olarak kaybetme konusunda kontrol edilemeyen bir korkuyla pekiştirildi. 12 yıl önce başlayan anıtsal şaheserini bitirmesi gerektiğini hissetti.

Nilüferler (NYMPHEAS), 1926

Ufuksuz ve kıyısız bir bütünün yanılsama ile çevrili olan, duyuların uyanışını ve bedenin uykusunu kışkırtan bir görünüm, soyutlamanın yeni norm olduğu uzaya yolculuk. Eğer duygu, eşit olarak konuşmanın yerini alabilirse, o zaman belki de soyutlama Claude Monet’in dünyasını karşılayabilir ve bize yeni bir ufuk açar.

Claude Monet, The Nymphéas: Light morning with willow, c. 1915-1926, Musée de l’Orangerie, Paris © RMN-Grand Palais, Musée de l’Orangerie / Michel Urtado
Kaynakça:http://www.dailyartmagazine.com/through-the-eyes-of-claude-monet/

Sanatla Art sayfasının kurucusu

Bir Yorum Yazın