FİLM İNCELEMESİ: THE EXPERIMENT (2010)

The Experiment

Alman yapımı olan ‘Das Experiment’tan alınmış ve yeniden çekilmiş bir Hollywood filmidir. Aslında filmin konusu olan hapishane deneyi gerçek bir olaya dayanmaktadır. İngiltere’de 1971 yılında Philip Zimbardo isimli bir sosyal psikolog ‘Stanford hapishane deneyi’ olarak adlandırılacak bu deneyi gerçekleştirmeye çalışmıştır.

Filmde deney için seçilecek denekler, toplumun farklı kesimlerinden, karakteristik özellikleri birbirlerinden farklılık gösteren insanlar arasından seçilmiştir. Hepsinin tek ortak noktası kısa süre içerisinde elde edebilecekleri paraya ihtiyaç duymalarıdır.

Gardiyanlar ve Mahkumlar

Deneyin başlamasıyla insanlar, deneyi yapanlar tarafından Gardiyanlar ve Mahkumlar olarak ikiye ayrılmıştır. 2 hafta sürdürülmesi planlanan bu deneyde çeşitli sınırlar ve kurallar vardır: Gardiyanlar gerektiği takdirde Mahkumlara ‘orantılı’ cezalar verebilecek, herkes birbirine verilen numaralarla hitap edecek gibi. Rol açısından bakıldığında Gardiyanlar gücü elinde bulunduran konumundadır. Her ne kadar bunun bir deney olduğunun farkında olsalar da zamanla bu güç ve Mahkumlar üzerinden otorite kurma istekleri artacak ve ‘orantılı’ olarak verdikleri cezalar onlara kendilerini iyi hissettirecektir.

Gardiyan ve Mahkum

Tabi her ceza beraberinde bir isyanı, bir başkaldırışı getirecektir. Çünkü insan ırkına baskı kurarak, onu aşağılık hissettirerek üzerinde otorite kurmaya çalışma çabası elbette boş bir çabadır. İnsan yalnızca güvende hissettiğinde itaatkar olur, bunu filmde de görebiliriz. Deney yapanlar güvenlik teminatı verdikleri için denekler bu deneyi gönül rahatlığıyla kabul ederler fakat deney sırasında güvenliklerinden endişe duydukça kaygılanırlar ve bu kaygıları onları bir başkaldırışa ve isyana sürükler.

Adrien Brody Travis Rolünde

Aslında bakıldığında burada 2 küçük grup söz konusu: Mahkumlar ve Gardiyanlar. Toplumsal hayat ile de bağdaştırılabilir gruplardır çünkü aralarında güç bakımından bir hiyerarşi söz konusudur. Güç insanları tanımak için aslında en kısa yoldur, bu onlara, her zaman olmak istediklerini olma potansiyeli verir.

Bu iki grupta farkında olmadan bir lidere ihtiyaç duymuş ve belki yine farkında olmadan onu seçmiştir. Gardiyan grubunun lideri aslında toplumsal hayatta daha geri planda olup baskı dolu bir yaşam geçirmiş bir adamken, Mahkumlar grubunda daha aykırı ve grubundakilere Gardiyanların yaptıkları haksızlıklara karşı çıkma ve onları ayaklandırma güvenini veren 77 numaralı mahkumdur. Gardiyan grup, zamanla bu işi çok fazla ciddiye alır, ‘orantılı’ cezaların dozunu arttırır ve zayıf grubun üzerinde otorite kurmaktan zevk alır hale gelir. Tabi gruplar içinde de bazı istisnalar söz konusudur.

Mahkumlar ve Gardiyanlar

Örneğin gardiyan grubunun lideri, gerçek hayatında zayıf ve ezilmiş bir insan olduğundan, güç denilen şeyin o muazzam etkisine karşı koyamaz ve ona yapılanları fazlası ile, elindeki gücü kullanarak yapar. Ama aynı zamanda yine toplumsal hayatında ezilmiş bir adam olan gardiyanlar grubu üyesi (sonradan mahkum ilan edilecektir:76) tüm bunların yanlış olduğunun, sahte olan bu gücün fazla abartıldığının farkındadır ve ona göre hareket etmeye çalışır. Belki bu da insanların karakter özelliklerinin yapıp ettiklerine etkisinin yadsınamaz olduğunu gösterir bize.

SONUÇ

Bu ilginç deney 6. gününde başarısızlıkla sonuçlanır. Gücün abartılması güç sahibi olanların ellerindeki gücü kullanışlarının kontrol mekanizması tarafından göz ardı edilmesi, hayatında tek otorite sahibi olduğu yer olan o deney ortamını, gardiyan liderin terk etmek istememesi, mahkum denekler üzerinde kullanılan ‘orantılı’ gücün artık mahkumları kuralları umursamamaya itmesiyle beraber şiddet baş gösterir ve deney sona erer, gerçek dünya ile buluşulur.

Ve bu deney insanların baskı altında ne denli değişeceklerini, gücü elinde bulunduranların o gücü bireysel ve toplumsal özellikleri ile harmanlayarak nasıl kullanabileceklerini herkese göstermiş olur.

“NEREDE OTORİTE VARSA, ORADA OTORİTEYE DİRENEN BİR ADAM VARDIR.”
-Oscar Wilde

Bir Yorum Yazın