Frida Kahlo

Bir sergi, Meksikalı ressamın özel hayatına dair bilgiler sunuyor.

Ä°lgili resim

Meksikalı ressam Frida Kahlo, bugün hala canlı ve samimi yapıtları kadar kişisel mücadelesi ve sıradışı hayat hikayesiyle de hatırlanıyor. Frida Kahlo, gençliğinden beri bir hastalıkla uğraşıyordu, 18 yaşında bir otobüs kazası omurgası ve leğen kemiğini çatlatıp paramparça etti.

Kahlo bir sanatçı olmayı hiç planlamamıştı ve kazanın olduğu zamanlar tıp üzerine bir kariyere devam ediyordu. Ama daha sonra, tedavisi sırasında resim yapmakla kendini avuttu. Fiziksel acının üstesinden gelmede ona yardımcı olacak neredeyse terapötik bir uygulamaydı. Ve aynı zamanda nakkaş Diego Rivera ile çalkantılı bir evliliğin duygusal acısı ve yaptığı birkaç düşük içinde bir iyileştiriciydi.

Kahlo, çalışmalarının içtenliği ve samimiyetine rağmen, günlük yaşamında her zaman dengeli, güçlü ve hatta meydan okur bir şekilde yaşamaya devam etti. Ulusal Kadın Sanat Müzesi (NMWA), “Frida Kahlo: Kamusal İmaj, Özel Yaşam” konulu bir sergi vardı. Sergilenen “Fotoğraf ve Mektup Seçimi”, Kahlo’nun kendi kendini yetiştirdiği kamu kişiliği ile hayatının acımasız gerçekleri arasındaki ikilemi inceliyor. Kahlo’nun 100. doğum gününü anlatan sergi, NMWA, Smithsonian Latino Center ve Meksika Kültür Enstitüsü arasında bir işbirliğinin eseriydi.

Sergi, NMWA’nın 1930’lardan ve 1940’lı yıllardan itibaren, Kahlo’nun ve Rivera’nın dört yılını belgeleyen Kahlo ve Rivera’nın yayınlanmamış mektuplarından esinlenerek yaratıldı. Mektuplar, Kahlo’nun düşüncelerine, yeni ve egzotik yerlere dair izlenimlerine ve sevdikleriyle olan ilişkilerine bir bakış sunuyor. Mektupların çevirisini koordine eden Smithsonian Latino Center’daki kamu programları direktörü Henry Estrada, “Kalbini bu mektuplara dökmüş olmalı” diyor.

Ä°lgili resim

Lola Alvarez Bravo ve Nickolas Murray gibi ünlü fotoğrafçıların ve Kahlo’nun Meksika’nın Coyoacàn kentindeki Casa Azul’daki özel banyosunun daha önce hiç görülmemiş fotoğraflarıyla ikonik Kahlo fotoğraflarının bir araya geldiği mektuplar arasında bir köprü görevi görüyor.

Ama neden sanat yapıtında bu kadar açık olan bir sanatçı özel hayatını maskeleyen bir kamu imajı oluşturmaya çalışıyor? NMWA’dan serginin ko-küratörü Jason Stieber “Sanırım kameranın önündeyken tuvalin önündekinden çok farklı hissediyordu ve farklı bir şey ifade ediyordu” diyor. “Büyüsünü, Meksikalı mirasını, Komünist eğilimlerini ifade etti. Oysa resimlerinde onun acısını ifade ederken aynı zamanda gücünü de gösteriyordu.”

Kahlo’nun kişiliğinin iki tarafı arasındaki bağlantıdan daha fazlası, mektuplar ayrıca Kahlo akademisyenleri için önemli yeni bilgiler sunabilir. Her ne kadar biyograflar Kahlo’nun annesiyle gergin ve çatışmalı bir ilişki olduğunu tasvir etseler de, mektuplar anne ve kızı arasında kayda değer hassasiyet ve şefkat olduğunu göstermekte ve bu bilim adamlarının, annesinin Kahlo’nun hayatı ve çalışması üzerindeki etkisine bakışlarını yeniden değerlendirmelerini sağlayabilir. Stieber ”İnsanlar babasından dolayı bu kadar güçlü bir kadın olduğunu düşünebilir ama annesinin de bunda büyük bir payı olabilir.” diyor.

Mektuplar, Kahlo’nun annesinin azalan sağlığı zamanlarında annesi ile olan ilişkilerinde özellikle duygusal bir iz ortaya çıkarıyor. Kahlo’nun yüzleştiği sorunlar ne olursa olsun, mektupları hiç bozulmayan hayat sevgisini açığa çıkarıyor. Estrada, “Beni gerçekten etkileyen şey, bu sanatçının hayattan ne kadar keyif aldığı ve hayatı sonuna kadar yaşaması” diyor.” O, iletişim kurdu ve sadece yapıtlarında değil, insanlarla ilişkilerini de kalbindeki tutkuyla sürdürdü.”

(Julia Kaganskiy, Boston, Massachusetts’te serbest yazar)

Kaynak: https://www.smithsonianmag.com/arts-culture/the-real-frida-kahlo-162956523/

Bir Yorum Yazın