Haftanın Tablosu: Demir Dökümhanesi, Adolph Menzel

Çelik ve buhar çağı olan 19. yüzyıl, sadece endüstrinin gelişmesine değil, aynı zamanda resimdeki yeni temalara da tanık olmuştur. Şimdi, kendi halinde çalışan işçiler mitolojik kahramanların ve azizlerin yanında yerlerini buldular, muhtemelen onları Gustave Courbet ve Jean-François Millet’in çalışmalarından tanıyorsunuzdur. Sanat tarihindeki fiziksel emeğin en ikonik betimlemelerinden biri de Adolph Menzel tarafından boyanmış Demir Dökümhanesi’dir.

Adolph Menzel, Demir Dökümhanesi, 1872 – 1875, Alte National galerie, Staatliche Museen, Berlin

Adolph Menzel (1815-1905), 19. yüzyılın en önde gelen iki Alman ressamından biriydi (diğeri açıkça Caspar David Friedrich‘dir). Çizimler, gravürler ve resimlerle tanınan bir Realist (Gerçekçi) idi. Menzel, Silezya’nın Breslau kentinde doğmuştur, ancak 15 yaşındayken Berlin’e, Berlin Sanat Akademisi’nde okumak için kısa bir süreliğine taşınmıştır. Başkentteki ömrünün ilk yıllarında, Büyük Frederick serisi de dahil olmak üzere çoğunlukla çizimler ve gravürler yapmıştır. (1843-1849).

O zamanda Menzel, kendi başına resim çalışmalarına başlamıştı ve çok geçmeden gündelik hayatın sahnelerini içeren çeşitli eserler yapmıştır. Bunlar: Verona’daki Pazar Yeri, Tuileries’de, Balo Yemeği ve İtiraf’tır. Resimlerinde keskin gözlem ve dürüst işçilikleri sergilemiştir ve çeşitli günlük yaşam durumlarında gösterilen çağdaş insanlara odaklanmıştır. Eserleri, yalnızca Otto von Bismarck ve King William I tarafından değil, aynı zamanda çalışmalarına hayran olan ve kopyalayan Edgar Degas tarafından da takdir edildi ve sanatçıdan “en büyük yaşayan usta” tabiriyle bahsedilmiştir.

Adolph Menzel, Baloda Akşam Yemeği, 1878, Alte Nationalgalerie, Staatliche Museen, Berlin

Modern Cyclopes olarak da bilinen Demir Dökümhanesi, en ünlü Menzel resimlerinden biridir. Endüstriyel bir ortamı resmeden bir grup sahnesidir: Zorlu fabrika işleri sırasında onlarca işçi gösteriliyor, Yukarı Silezya’daki Königshütte’deki bir fabrikada açık bir ocak çevresinde toplanıyorlar. Menzel, çalışma koşullarına alışmak ve bazı eskizler hazırlamak için 1872’de oraya gitmiştir. Sonuç ise ezicidir – tüm sahnenin genel kompozisyonuna hayran kalabileceğiniz ama aynı zamanda kendi dinamikleri ve etkileşimleri olan detayları ve belirli bölümleri de inceleyebilecekleri bu tiyatro resimlerinden biridir.

Kompozisyonun ortasına, Menzel demirin önemli işlerinden sorumlu bir grup işçi yerleştirilmiş. Sanatçının yarattığı ışık ve gölge oyunu sayesinde izleyici, sıcak demirin sıcaklığını neredeyse hissedebiliyor. Karakterlerin gösterilme şekli, konumları ve gerilmiş kasları, sıkı çalışmalarını ifade etmektedir.

Sağ tarafta, işten ara vermiş bir grup insan görüyoruz. Yorgun erkeklerin fabrikaya getirdikleri günlük yiyecekleri yemeleri ve içmeleri için birkaç dakikaları vardır sadece. Karakterlerin çoğu kendi faaliyetlerine odaklanmış, ancak genç bir çocuk doğrudan bize bakmaktadır ve oldukça ağır, acınacak bir görünüm veriyor. Yine de Menzel’in temel kaygısı toplumsal eleştiri değil, üretim sürecini ve buna dahil olan çeşitli insan gruplarını göstermenin sanatsal zorluğuydu.

Bize zaman ayırdığınız için teşekkürler. Sanatla kalın.

İlgili: https://www.sanatla-art.com/caspar-david-friedrich-ve-en-meshur-10-eseri/

Kaynakça:http://www.dailyartmagazine.com/adolph-menzel-the-iron-rolling-mill/

Sanatla Art sayfasının kurucusu

Bir Yorum Yazın