Kadınları Hedef Alan Bir Saldırı: Polytechnique Katliamı

Şimdi hepinizi Montreal’de bulunan ”École Polytechnique de Montréal” adlı üniversitenin mühendislik fakültesine götürüyoruz, yıl ise 6 Aralık 1989. 25 yaşında olan Marc Lépine, doğum adıyla Gamil Gharbi, yasal olarak sahip olduğu yarı otomatik bir tüfek ve bir bıçak ile École Polytechnique’in okul binasına girdi. İlk kurbanını koridorda öldürdü. Ardından on kadın, kırk sekiz erkek öğrenci ile bir erkek hocanın bulunduğu 303 numaralı sınıfa girdi. Tavana iki el ateş edip bağırdı: “Kadınları istiyorum. Feministlerden nefret ediyorum!” Kadın ve erkek öğrencileri ayırarak erkeklerin sınıftan çıkmasını istedi. Ardından sınıfta bulunan altı (bazı kaynaklar dokuz olduğunu söylemektedir) kadını öldürdü, diğerleri yaralandı fakat hayatta kaldı. Daha sonra öldürmek üzere başka kadınlar bulmak için ilk kata indi. Saklanan insanlara ateş ederek ilerleyip kantine girdi ve orada üç kadını daha öldürdü. Hâlâ av üzerinde olan Marc Lépine tekrar üst kata çıktı ve bu sefer de 311 numaralı sınıfa girdi. O sınıfta olan Eric Forget, (21), olayı şöyle hatırlıyor: “Önce kimse bir şey yapmadı. Sonra silahlı adam ateş açtı ve iki hocayla yirmi altı öğrenci saklanmak için masalarının altına süründüler. Fareler gibi kapana kısılmıştık. Her yana ateş ediyordu.”

Yaklaşık yirmi dakikada gerçekleştirdiği bu katliamda toplam yirmi sekiz (bazı kaynaklar yirmi yedi olduğunu söylemektedir) kişiye ateş edip on dört kadının ölümüne, on kadının (bazı kaynaklar dokuz olduğunu söylemektedir) ve dört erkeğin de yaralanmasına sebep oldu. Katliamı bitirdikten sonra da aynı tüfekle kendini öldürdü. Bu saldırıyı en az yedi kez okula gelip hem içini hem de dışını gezerek planlamıştı.

                              

École Polytechnique de Montréal

Peki neden bizzat kadınları hedef alıyordu? Ardında bunu açıkladığı bir intihar mektubu vardı fakat bu mektubun asıl içeriği gizli tutuldu. Aynı zamanda araştırmanın sonuçları da yine medyadan ve halktan gizlendi. Bunun üzerine medya, akademiler, kadın dernekleri ve kurbanların aileleri yetersiz bilgilendirmeyi protesto ettiler. Medya mektubun yayınlanabilmesi için polise dava açtı ve başarısız oldu. Birçok feminist grup bu saldırıyı feministlere olan bir saldırı ve kadına şiddet uygulamanın ilerlemiş bir hali olarak değerlendi.

Katliamdan bir yıl sonra Marc Lépine’in üç sayfalık mektubu gazeteci ve feminist Francine Pelletier’in eline geçti. Bu mektuba iliştirilmiş bir şekilde geleneksel mesleklerde çalışmayan on dokuz önde gelen Quebec’li kadının listesi vardı. Bunların arasında Quebec’in ilk kadın itfaiyecisi, ilk polis komiseri  ve Pelletier’in de ismi bulunuyordu. Listenin altına Lepine şöyle yazmıştı :”Bu kadınlar bugün neredeyse ölüyorlardı. Zaman yetersizliği -çok geç başladığım için- bu radikal feministlerin hayatta kalmalarına izin verdi.” Francine Pelletier yazıcılık yaptığı La Presse adlı gazetede bu mektubu yayınladı. Mektubunda Marc Lépine, katliamı siyasi sebeplerden dolayı ve kendi hayatını batırmakla suçladığı feministler yüzünden yapmıştı. Belki de saldırının tek sebebi feministlere olan nefreti değildi. Bir psikiyatr bu konuda Marc Lépine’in ailesi ve arkadaşlarıyla görüştü. Marc Lépine’in asıl amacının intihar olduğunu ve katliamın, kendisinin intihar için seçtiği bir yöntem olduğunu açıkladı. Başkaları, sosyal değişiklerden kaynaklanan fakirlik ve yolsuzluğu sebep olarak gösterdi. Bunlara ek olarak ise küçük yaşlarda Marc Lépine’in babasının aileye fiziksel şiddet uygulaması, kadınlar ile erkeklerin asla eşit olamayacağını dile getirmesi ve bunlarla da kalmayıp annesi ile yakınlaşmasını engellemesinden dolayı bunların da etken olduğunu düşünen insanlar da mevcuttur.

Marc Lépine ve annesi Monique Lépine

Saldırıdan sonra ülke çapında birkaç değişikliğe gidildi, bunlardan biri acil durum müdahalesi ile ilgili protokol değişikliğiydi. Bunun sebebi ise katliam esnasında polislerin binanın etrafını sarıp içeriye girmeden beklemesinin sonucunda daha çok insanın ölümüne sebep olmasıydı. Elbette bu durum halk tarafından bir hayli ağır şekilde eleştirildi. Değişen bir diğer durum ise silah kontrolü oldu. Katliam esnasında girilmeyen sınıflardan birindeki iki öğrenci Coalition for Gun Control   (Silah Kontrol Koalisyonu) adındaki koalisyonu kurdular. Başka insanların da katkıları ile birlikte bu organizasyon sayesinde Kanada Parlamentosu’nda silah kullanımının daha sık kontrol edilmesi üzere değişiklik yapıldı. Bir süre sonra Stephen Harper iktidarında silahları kayıt altına almak için son tarih ertelendi ve kayda geçmeyen silah kullanımının cezası, bu yasanın suç amaçlı silah kullanıcılardan daha fazla avcıların kısıtlandığı gerekçesiyle kaldırıldı.

Katliamda ölen on dört kadının anısına…

Öldürülen mühendislik öğrencisi kadınlar

* Genevieve Bergeron: 21 yaşındaydı, inşaat mühendisliği 2. sınıf öğrencisiydi, bursluydu ve yetenekli bir müzisyendi de.

* Helene Colgan: 23 yaşındaydı, makine mühendisliği son sınıftaydı ve yüksek lisans yapmayı planlıyordu.

* Nathalie Croteau: 23 yaşındaydı, makine mühendisliği son sınıftaydı.

* Barbara Daigneault: 22 yaşındaydı, makine mühendisliği son sınıftaydı. Montreal bölgesindeki başka bir mühendislik okulunda hoca olan makine mühendisi babasına ders asistanlığı yapıyordu.

* Anne-Marie Edward: 21 yaşındaydı, kimya mühendisliği 1. sınıf öğrencisiydi. Üniversitenin alpinist kayak takımındaydı ve ailesi onu takım üniformasıyla gömmeyi seçti.

* Maud Haviernick: 29 yasındaydı, çevresel tasarım lisans mezunu ve metalürjinin bir kolu olan malzeme mühendisliği 2. sınıf öğrencisiydi.

* Barbara Maria Klucznik: 31 yaşındaydı, hemşirelik öğrencisiydi. (École Politechnique kantini çok ucuz olduğundan, kocasıyla akşam yemeğini o gün orada yemeyi seçmişlerdi.)

* Maryse Leclair: 23 yaşındaydı, malzeme mühendisliği 4. sınıf öğrencisiydi.

* Annie St.-Arneault: 23 yaşındaydı, makine mühendisliği öğrencisiydi.

* Michele Richard: 21 yaşındaydı, malzeme mühendisliği 2. sınıf öğrencisiydi.

* Maryse Laganiere: 25 yaşındaydı, Polytechnique’in bütçe dairesinde çalışıyordu ve yeni evlenmişti.

* Anne-Marie Lemay: 22 yaşındaydı, makine mühendisliği 4. sınıf öğrencisiydi

* Sonia Pelletier: 28 yaşındaydı, gelecek donem makine mühendisliğini bitirecekti. Ölümünden sonra bu diploma verildi.

* Annie Turcotte: 20 yaşındaydı, malzeme mühendisliği 1. sınıf öğrencisiydi.(AD)

Olaya tanık olan öğrenci ve personelin çoğu travma sonrası stres bozukluğu yaşarken, orada bulunanlardan bir erkek öğrenci sonraki aylarda kendini astı.

O gün sınıfta bulunan başka bir öğrencinin ise olanları anlattığı ses kaydını aşağıdaki bağlantıda bulabilirsiniz:

https://www.cbc.ca/radio/asithappens/as-it-happens-wednesday-edition-1.4435607/this-is-how-one-survivor-described-the-montreal-massacre-the-day-after-the-shooting-1.4435613

Eğer bu anlatılanları bir de gözlerinizle görmek isterseniz olay ile ilgili 2009 yılında gösterime giren ”Polytechnique” adlı yapımı da mutlaka izleyin!

Kaynakçalar:

https://tr.wikipedia.org/wiki/École_Polytechnique_Katliamı

https://en.wikipedia.org/wiki/Marc_Lépine

https://www.thecanadianencyclopedia.ca/en/article/polytechnique-tragedy

https://www.turkcebilgi.com/%C3%A9cole_polytechnique_katliamı

https://bianet.org/kadin/saglik/71419-montreal-katliami

Bir Yorum Yazın