#MeToo Hareketi Müzelere Ulaştı: Farkındalık İçin Mücadele

Farkındalık İçin Mücadele adlı sergi 1919’dan önce kadın ressamların ve heykeltıraşların ürettiği Nationalgalerie’deki tüm çalışmalara adanmış ilk kapsamlı çalışmayı sunmaktadır.

1970’lerden ve feminist sanatın ortaya çıkışından bu yana feminist sanat biliminin gelişimine tanık olduk. Linda Nochlin veya Griselda Pollock gibi yazarlar, bir araç olarak kadın ve bir sanat nesnesi olarak kadın hakkında “rahatsız edici” sorular soruyorlar. Eserleri geçmişte olduğu gibi ivme kaybetmiş olabilir ancak görünüşe göre #MeToo hareketi kadınların kendiliğinden güçlü dalgasını ve görünürlüğünü ortaya koyuyor.

Sabine Lepsius, Otoportre, detail, 1885 © Nationalgalerie, Staatliche Museen zu Berlin

KADINLAR DAHA MI AZ ÜRETKEN?

Berlin’de farkındalık için mücadele. 1919’dan önce Nationalgalerie’deki Kadın Sanatçılar, Berlin Müzesi’nde daha önce çalışan ve eserleri müze koleksiyonlarında mevcut olan tüm kadın ressam ve heykeltıraşların ilk büyük sergide yer alması için büyük bir çaba sarf etti.

Kadın Dernekleri

Ralph Gleis ve Yvette Deseyve’in sergi katalogunun ön sözünde yazdıkları gibi, 20. yüzyılın başlarında Almanca konuşan kadın sanatçıların durumunu tanımlamak kolay değildi: 1919’a kadar güzel sanatlar akademilerinde çalışmalarına izin verilmemelerine rağmen birçoğu yine de ticari başarı elde etti. Kadınları sanat dünyasında eşit muamele görmekten gerçekten kısıtlayan şey kadınların genellikle erkeklerden daha az yaratıcı oldukları, dolayısıyla önemli ve teknik olarak mükemmel bir sanat eseri üretemediklerine olan kudretli inançtı. Kritik ve daha sonra ticari başarı elde etmeyi başaran kadın sanatçılara genellikle ‘erkeksi bir tarzda’ veya ‘erkek gibi çalışkan’ deniyordu.

Dora Hitz, Kiraz Mevsimi, 1905

Ayrımcı stereotiplerle mücadele etmek için kadın sanatçılar genellikle Avusturya Kadın Görsel Sanatçılar Birliği gibi derneklerde birleşti ve 1910’da Viyana’daki tek kadın gösterisinin bir örneğiyle gördüğümüz gibi kendi sergilerini düzenledi. (ilginç bir şekilde, sergi çoğunlukla daha önce ‘erkek’ sanat pazarına girmiş olan sanatçıları içeriyordu).

8 Mart 2020’ye kadar ziyaret edebileceğiniz sergi, Natalia Goncharova gibi ticari sanatçıların yanı sıra daha önce hiç duymadığınız isimleri de içeriyor. Müzede, hepsi 1919’dan önce çalışmış ressamların, üç kategoriye ayırabileceğimiz 60’ın üzerinde resim ve heykelini bulacaksınız:

Birincisi Caroline Bardua, Elisabeth Jerichau-Baumann ve Sabine Lepsius’un resimleri de dahil olmak üzere yıllardır kalıcı serginin ayrılmaz bir parçası olan eserleri sergiliyor.

İkinci bölümde Friederike O’Connell ve Paula Monjé’nin portreleri ve tarih tabloları da dahil olmak üzere, depolamada yıllarca süren uykudan sonra Alte Nationalgalerie’yi tozlarından arındıracak ve sergilenecektir. Üçüncü bölümde Norveçli heykeltıraş Ambrosia Tønnesen ile Amerika’da ünlü Salon ressamı ve daha önce Museumsinsel’de görülmemiş olan Vilma Parlaghy gibi sanatçılar yer alacak.

Bileti aşağıdaki bağlantıdan satın alabilirsiniz:

https://www.berlin.de/en/tickets/exhibitions/fighting-for-visibility-30555508-414d-47b5-8794-a758f023e5fd/

Kaynakça: https://www.dailyartmagazine.com/metoo-arrived-in-museums-fighting-for-visibility-in-berlin/ https://www.smb.museum/en/exhibitions/detail/fighting-for-visibility.html

Herkese merhaba! İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde İngilizce Öğretmenliği 3. sınıf öğrencisiyim. Amacımız sizleri sıkmadan sanata doyurmak. Sevgili okurlarımız, bu iş bizim için derin bir tutku.

Bir Yorum Yazın