Mimarı İnceleme: Amsterdam’ın Gözde Yapıları

Amsterdam’ın Mimarisi

Şehrin en dikkat çeken ev tipleri tabii ki kanal evlerdir. Amsterdam’ın mimarisi denince akla ilk onlar geliyor. Ayrıca bu tip evler Amsterdam’ın her köşesine yayılmış sadece kanal önleri ile sınırlı kalmıyor, tüm sokaklarda bu mimari görülüyor. Kanalların karşısından baktığımızda apartmanlar sanki nehir ile aralarında bir zemin yokmuş, nehir üstünde süzülüyormuş gibi gözüküyorlar. Bir zamanlar sadece zenginlerin yaşadığı evler iken şu anda genellikle müze ve otel olarak kullanılıyorlar. 

Binaların çoğu Hollanda Altın Çağı zamanlarında yapılmış, oldukça eski olmalarına rağmen hala güzelliklerini koruyorlar. Bu sayede Amsterdam’a yaşanmışlık dolu bir ruh katıyorlar. Şehrin önemli eserleri barındıran büyük müzeleri Museumplein adı verilen bölgede toplanıyor. Museumplein’in gözdesi Hollanda’nın Ulusal Sanat Galerisi Rijksmuseum’u görmek Amsterdam’da yapılacak şeylerin başında geliyor (17,5€). Rembrandt, Vermeer, Frans Hals ve Jacob van Ruysdael gibi dünyaca ünlü sanatçıların eserleri bulunuyor. En bilinen tablolar ise Rembrandt’ın The Night Watch ile Vermeer’in The Milkmaid eserleri. Amsterdam’ın en çok fotoğraflanan, önünde hatıra fotoğrafı çektirilen I Amsterdam yazısı, Museumplein bölgesinde, Rijksmuseum’dan hemen sonraki parkta yer alıyor.

KAPININ ÖTESİNDE “WAAG”

1488 yılında inşa edildiğinde, sakinlerinin çoğunun De Waag veya The Weigh House olarak bildiği bina, Amsterdam’ın üç ana şehir kapısından biri olması planlanmıştı.

Kapı, yaklaşık bir asır sonra, 1601’de şehir genişlemeye yer açmak için duvarlarını yıktığında amacına hizmet etti.

Amsterdam’ın bu güzel süslü kapı için yeni bir amaç bulması ve tartı evi olarak kullanmasına karar vermesi gerekiyordu. Mallar burada tartıldı ve ayrıca vergilerin topLandığı bina da burasıydı.

Kapının üst katları başka amaçlar için kullanılmıştır. Büyük odalardan biri kentin milisleri için muhafız koğuşu olarak hizmet verirken, diğer odalar ise cerrahlar, demirciler, masonlar ve sanatçılar gibi özel loncaların üyeleri için belirlenmişti. Bu odalara açılan kapılar, o loncanın sembolü ile süslenmiştir.

Bazı loncalar binaya merdiven ve süs dekorları içeren değişiklikler yaptı. Cerrah loncası, anatomik dersler için genellikle halka açık olan bir tür “sahne” bile inşa etti!

LOCALARDAN SONRA

Ondokuzuncu yüzyılın başında, loncaların çoğunun dağıtıldığı zaman, bina boş kaldı ve cerrah loncası’nun yer bulamadığı hatırlanmaya değer tıbbi malzemeler koleksiyon için toplanmıştı.

Sonraki iki yüzyıl boyunca, birçok farklı kiracı, ince mobilyalar üreten bir fabrikadan bir İtfaiye istasyonuna kadar Waag’ı işgal etti. Altı yıl boyunca Amsterdam, Tarih Müzesi ve uzun yıllar Yahudi Tarih Müzesi olarak görev yaptı.

Rijksmuseum

Amsterdam Rijksmuseum, Hollanda’daki en büyük sanat ve tarih müzesidir. Kalıcı koleksiyonunda yaklaşık bir milyon nesne ile bu devasa müze, her yıl binlerce ziyaretçiyi çekerek şehri en popüler kültürel cazibe merkezlerinden biri haline getiriyor.

KOLEKSİYON

Rijksmuseum birçok türden ve birçok bölgeden eserlere sahip olsa da, koleksiyonunun en iyi bilinen kısmı The Dutch Masters olarak bilinen okul tarafından boyanmış on yedinci yüzyıl sanat eserleridir. Müze, Vermeer, Hals ve Steen’in eserlerinin ek olarak yirmi görkemli Rembrandt eserine de ev sahipliği yapıyor. Ziyaretçiler, on beşinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla kadar uzanan diğer Hollandalı ressamların ve dünyanın dört bir yanından ünlü ustaların eserlerini de bulabilirler.
Hollanda sanat eserlerine ek olarak, 20. yüzyıl boyunca Orta Çağ’dan Hollanda devletini ve milletini temsil eden çeşitli eser sergileriyle Hollanda tarihine göz atma keyfine bakabilirler.
Konuklar ayrıca çeşitli ortamlarda heykel ve dekoratif sanatların güzel örneklerini de görebilirler. Geleneksel heykeller, porselen parçalar, mobilya, cam, takı, kostüm, tekstil, bronz, bakır ve çok daha fazlasına tanıklık edebilirler.
Çoğu hassas olduklarından dolayı sürekli sergilenememesine rağmen, Rijksmuseum Baskı Odası Hollanda’nın en büyüğüdür. Bununla birlikte, müze genellikle birkaç ay süren geçici sergilerde çeşitli baskılar sergiler. Rijksmusuem’un kağıt koleksiyonundaki Oryantal sanatı dünyanın en iyileri arasındadır.
Ayrı bir Asya Sanat bölümünde, Çin, Japonya, Hindistan ve Endonezya en iyi temsil edenlerdir.Her ülke farklı ve çeşitli eserler sergiler ve ziyaretçiler Endonezya  taşı ve ince Çin porseleni gibi malzemelerden yapılmış eserleri görebilirler .

BİNA

1885 yılında açılan ve Mimar P.J.H. Cuypers tarafından tasarlanan müze Gotik ve Rönesans tarzlarında inşa edilmiş ve The Hague’de sergilenen bir dizi farklı koleksiyona ev sahipliği yapacak kadar büyüktü.1906-1909 ve 1913-1916 yıllarında on dokuzuncu yüzyıl sanatının toplanması için yeni kanatlar eklendi. 1950’lerde avlu alanları sergi odaları haline geldi.
Kaynakça: http://www.aviewoncities.com/amsterdam/waag.htm – http://paftamag.com/soyut-bir-mimari-amsterdam/

Bir Yorum Yazın