Mimari İnceleme: Ulusal Doğa Tarihi Müzesi, Washington

KISA BİR TARİHÇE

Yeşil kubbeli Ulusal Doğa Tarihi Müzesi, 1910’da açılmıştır. Washington Alışveriş Merkezinin etrafındaki alana odaklanan Washington DC’nin gelişimine yönelik bir mimari plan olan 1901 McMillan Planının orijinal bir parçasıydı.
Müzenin dışı, 1893’te Chicago’daki Dünya Kolomb Sergisi’nden beri çok popüler olan Beaux Arts tarzını seçen ünlü mimarlar Daniel Burnham ve Charles McKim tarafından tasarlanmıştı. Müzenin geri kalan kısmı, ziyaretçilerin doğal dünyanı gözler önüne getiren sergilerden zevk alabilmeleri için mümkün olduğunca doğal ışık sağlamakla ilgilenen Washington D.C. merkezli bir ortaklık olan mimarlar Hornblower ve Marshall tarafından tasarlanmıştır.
1964 yılında, mimari firma Mills ve Petticord tarafından tasarlanan doğu ve batı kanadı açıldı. Beş yıl sonra, müzenin adı Doğal Tarih Müzesi’nden Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’ne değiştirildi, ”halkın doğal tarihi müzesi” haline getirildi.

TASARIM

Yapı sekizgen şeklinde bir kubbeye sahiptir, bu kubbe şehrin birçok yerinden görülebilir. Corinthian sütunları olan büyük giriş iki farklı stilde sütunlarla süslenmiş olan kubbeye açılmaktadır; birinci katta Dor, ikinci ve üçüncü katta İyon düzeni. Üçüncü katın üstünde, yarı dairesel pencereli bir üst kat bulunur. Bunlar Roma ve Gotik stilindeki katedrallerde yaygın olan düzenlemelerdi.

MÜZENİN İÇİNDE

Bu ücretsiz müzede çeşitli sergilerin ve koleksiyonların keyfini çıkarabilirsiniz. Ulusal Doğa Tarihi Müzesi, 45.52 Karat Umut Elması ve Asya Safir Yıldızını da içeren, dünyanın en iyi mücevher ve mineral koleksiyonlarından birine sahip olmakla övünür.
Hayvanlara merakı olanlar ve hayvanların milyonlarca yıl önce nasıl göründüklerini merak edenler için Ulusal Doğa Tarihi Müzesi oldukça ilginç bir müze durumunda. Amerika’nın çeşitli bölgelerinden çıkarılmış dinozorlara ait kemikler bu müzede en çok ilgi gören eserlerden. Dinozorlara ait belirli kemikler olduğu gibi bazı dinozorların komple iskeletleri yine burada sergileniyor. Bazı dinozorların iskeletleri ölçü alınarak birebir ölçülerde hazırlanan balmumu dinozor heykelleri de burada sergilenmekte.
Hem çocuklar hem de yetişkinler, kırk altı fosilleşmiş dinozor koleksiyonu ile Dinozorlar Salonunu seviyor. Müze, Memeli Hayvanlar Salonu’nun, dünyanın en büyük omurgalı koleksiyonuna sahip olduğunu, bir sonraki en büyük koleksiyonun iki katından daha büyük olacağını iddia ediyor. Ulusal Doğa Tarihi Müzesi sadece kara canlıları değil, milyonlarca yıl önce denizlerde yaşamış canlılara ait kalıntılar da içeriyor. Bu kalıntılardan en çok ilgi çeken ise milyonlarca yıl önce denizlerde yaşadığı bilinen ve günümüz katil balinaları ile aynı boyutta olan dev ıstakoz kalıntıları. Zaman zaman 30 metreyi bulan bu dev ıstakoz kalıntıları da müzede en çok ilgi gören eserler arasında.
Kaynakça:http://www.aviewoncities.com/washington/museumofnaturalhistory.htm – https://neyerdenegokte.com/washington-ulusal-doga-tarihi-muzesi/

Bir Yorum Yazın