Osmanlı’nın Üstün Yetenekli Mimarı: Mimar Sinan

Mimar Sinan hayatı boyunca en az 374 yapı inşa etmiştir. Projelerinin çoğu, Muhteşem Süleyman’ın hükümdarlık dönemi sırasında üretilmiştir. Ama aynı zamanda II. Selim ve III. Murad için de çalışmıştır.

Sinan 29 Mayıs 1489’da Kayseri, Ağırnas’ta dünyaya gelmiştir. Bazıları tarafından Yunan veya Ermeni olduğu tartışılsa da Türktür. Bu bilgi, 1935 yılında Mimar Sinan’ın mezarından çıkarıldığı ve kemiklerinin incelendiği araştırmalar sonucunla doğrulanmıştır.

Mimar Sinan Tasviri

Mimar Sinan küçük bir çocukken yapı ustası olan babasına sık sık yardım edermiş. Bir efsaneye göre Mimar daha gençken, kesin tarih olmamakla birlikte, 1502 ile 1505 arasında Leonardo da Vinci’nin başkenti ziyarete geldiğini duymuş. Zamanla, İtalyan ustasına hayran olmaya başlamış.

15012’de Mimar, İstanbul’a götürülmüş ve orada yeniçeri olmak için çalışmaya ve eğitime başlamıştır. Bir Hristiyan olarak doğan Sinan, İslam’a dönmüştür (devşirme sistemi ile) ve Yeniçeri Kolordu askeri olarak hizmet vermeye başlamıştır.

1520’den sonra Mimar Sinan’ın, Sultan Süleyman’ın yakın arkadaşı olan Pargalı İbrahim Paşa’nın Yeniçeri askerlerinden biri olduğu söylenmektedir. Sonraları, okçulukta usta olmuş; Avrupa, Orta Doğu ve İran’da, birçok muharebede savaşmıştır.

Aynı zamanda, bir gün harika yapılar yaratma fırsatı bulacağını umarak mimarlık okumuştur. Sonunda Mimar piyadelerin kaptanı, savaş makinelerinin komutanı ve ordudaki baş mimar olmuştur.  Bu alandaki büyük başarısı nedeniyle, padişahın kişisel muhafızlarının albayı olmuştur.

Sultan’ın Mütevazi Mimarı

Nihayet saray mimarı olduğunda, Sinan neredeyse 50 yaşındaydı. Yeteneğini ilk kimin keşfettiği bilinmemektedir, askerlerinin yetenekleriyle ilgilenen İbrahim Paşa olabilirdi: savaş dışında askerlerinin tutkuları hakkında onlarla konuşmayı severmiş.

Sinan’ın Sultan Süleyman için yaptığı ilk cami, Hürrem Sultan’ın adına olan Haseki Hürrem Camii’dir. Haseki Hürrem Camii, medrese, imaret, hastane ve ilkokul bulundurmaktaydı bünyesinde. Sinan, yapının üzerinde 1538 yışında çalışmaya başlamış ve 20 yıl sonra bitirmiştir.

Hürrem ve Muhteşem Süleyman

Sinan’ın en etkileyici projesi, Süleymaniye Camii’dir. Aynı zamanda bu, Mimar Sinan’ın en büyük işiydi. Yapının inşaatı 1550 yılında başlamıştır. Andre Colt’a göre:

“İstanbul’da Süleyman’ın adını verdiği büyük ve etkileyici cami olan Süleymaniye ile Sinan, mükemmellik yolunda bir adım daha attı. Garip bir şekilde, Ayasofya’nınkine çok benzeyen bir plan seçti, Yunan mimarlarını kendi topraklarında yenmek için yaptığı söylenmekte.”

Cami, Osmanlı İmparatorluğu’nun gücünün bir simgesiydi. 1557’de bitmiş ve 1558’de halka açılmıştır. Şimdi ise, sultanın, karısının, bazı akrabalarının ve haleflerin türbesi haline gelmiştir. Sinan, çalışmalarında Bizans geleneğini Osmanlı İmparatorluğu tarzına bağlamaya çalışmıştır.

Mimar Sinan ayrıca Sultan Süleyman ile Hürrem’in çocuklarına adanmış camiler inşa etmiştir- kızları Mihrimah ve oğulları Selim, Cihangir ve Mehmet için. 1543’te en büyük oğulları olan Mehmet, daha 21 yaşındayken çiçek hastalığından ölmüştür. Padişah Mehmet’i varisi olarak görüyordu. Sevgili oğlu öldükten sonra Sultan Süleyman, gömülmesine müsaade etmeden önce üç gün boyunca cesedinin yanında yatmıştır. Yasının ilk günlerinden sonra, Mimar Sinan’dan önceki projelerinin hepsinden daha etkileyici, görkemli bir cami yapmasını istemiştir. Sinan sonuçtan çok memnun kalmış ve Şehzade Camii olarak adlandırılmıştı cami.

Interior view of the Sehzade Camii.
Şehzade Camii’nin iç mimarisi

Sinan ayrıca bir sürü okul, hastane, hamam ve türbe inşa etmiştir. İstanbul’un Beşiktaş semtinde, Boğaz’ın Avrupa yakasında, ünlü korsan Hayrettin Barbarossa Paşa ve Kanuni Sultan Süleyman yönetimindeki Osmanlı donanmasının baş amiri için bir türbe inşa etmiştir.

Sultan Süleyman, sevgili eşi Hürrem’den sekiz yıl sonra 1566’da öldü. Ölümü, Osmanlı İmparatorluğu tarihinde önemli bir döneme son verdi, fakat bu mimarlıkla ilgili bölümün kapanmasına sebep olmadı. Sinan, merhum sultanın oğlu II. Selim ve torunu III. Murad için çalışmaya devam etmiştir.

Sultan Süleyman’ın mezarını hazırlayan Mimar Sinan’ı (soldaki) tasvir eden bir resim, 1566. (kamu malı)

Mimar Sinan, Güney Avrupa’da, Visegrad’daki Drina Nehri üzerindeki köprü olan ünlü Mehmed Paša Sokolović Köprüsü de dahil olmak üzere birkaç cami, köprü ve başka binalar yapmıştır. İnşaat, 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun en etkili insanlarından biri olan Sokollu Mehmet Paşa’ya adanmıştır. 2007 yılında, köprü UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesine dahil edildi.

The Maglova Aqueduct by Mimar Sinan, watercolor by Jules Laurens (1847).
Mimar Sinan’ın Maglova Kemeri, Jules Laurens (1847)

Mimar Sinan, 17 Temmuz 1588’de hayata gözlerini yummuştur. Gözlerini son kapattığında 98 yaşındaydı. Sinan, kendisi için tasarladığı mezara gömülmüştür. Özel izinle Süleymaniye Camii’nin duvarlarının hemen dışında, Süleyman ve Hürrem mezarlarının yanına gömülmüştür.

Kaynakça:https://www.ancient-origins.net/history-famous-people/mimar-sinan-genius-architect-ottoman-empire-006052

Sanatla Art sayfasının kurucusu

Bir Yorum Yazın